Ayşe Düzkan, Pazartesi dergisinin ocak ayı sayısındaki Huysuz Virgin ve Bülent Ersoy üstüne yazısına şöyle başlıyor:
"Sekiz-on yaşlarındayken sınıfın en uzunlarındandım, bir-iki oğlan dışında kavgada, oyunda hiçbirisi benimle baş edemezdi. Derste de onların önündeydim. Gelin görün ki, büyümeye başlamıştık ve oğlanlar nereden edindiklerini bilmediğimiz bir bilgiyle donanmışlardı. Adına küfür dendiğini öğrendiğimiz birtakım kelimeler kullanıyorlar; biz aynı kelimeyi kullanırsak anlamını bilmediğimiz hissediliyor ve alay mevzuu oluyoruz. Adının cinsellik olduğunu çok sonradan öğreneceğimiz bir konuyla ilgili cehaletimiz ve ezikliğimiz türlü şakalara maruz kalmamıza yol açıyordu."